YazarGezer.com

[Anasayfa] [Afrika] [BOTSWANA]
  • Afrika Gezisi

    BOTSWANA

    Ghanzi

    Dr. Cüneyt BAŞBUĞU  (yazarımızı tanıyalım)

    Gezinin en güzel kahvaltılarından birini yapıyoruz kaldığımız otelde. Yolumuz çok uzun, zaman kaybetmeden çıkıyoruz yola. Ghanzi’ye kadar kat edeceğimiz yol 570 kilometre. Ayrıca bir de sınır geçişimiz var. Türkler buralarda pek kolay geçemiyor sınırları. Buitepos sınır kapısı aynı zamanda Kalahari Çölüne açılan bir kapı.

    Namibiya’dan çıkışımız girişimizden daha kolay oluyor. Botswana’ya giriş ise, yine biraz zahmetli. Botswana vizesini almak için, Cenevre’ye gittiğimiz düşünülürse, sınırı çok daha çabuk geçmek hakkımız olmalı.

    Kalahari’nin başlamasıyla, bitkilerin boyları kısalıyor, hakim bitki örtüsüne çalılıklar hakim olmaya başlıyor. Ne de olsa buranın asıl sahipleri çalı insanları. Yollarda sık olarak rast geleceğiz onlara.

    Botswana, eski bir İngiliz sömürgesiyken 1966’da bağımsızlığını kazanmış. Sahara altı Afrika ülkeleri arasında ekonomisi en iyi ülkelerden biri. Doğal zenginliklerinin yanı sıra özellikle düşük bütçeli turistler için yatırımlar yapıyor. Dünyanın en zengin elmas madenlerine sahip. Politik olarak istikrarlı olması nedeniyle yatırımlarını düzenli olarak sürdürebiliyor. Afrika’da bir başarı öyküsü yani.

    Trail Blazers Kamping’de, bushmen tarzı inşa edilmiş kulubelerde kalmak çok ucuz olduğu için çadır kurmuyoruz. Gerçi kulubelerde, jeneratöre bağlı aydınlatma ve iki kuru yatak dışında bir şey yok ama yine de çadırdan çok konforlu geliyor. 

    “San” insanları, yani bushmen’ler, güney afrikada 30 bin yıldan bu yana yaşıyorlar. Afrika’nın geçmişte nasıl olduğunu görmek için, bu insanların çöl koşullarında yaşamlarını nasıl idame ettiklerini öğrenmek güzel bir deneyim oluyor. “San” sözcüğü, “çiftçilik yapamayan vahşi insan” anlamına geliyor. Kendileri için tanımlayıcı bir sözcük bulamamışlar. Arada “kırmızı insan” anlamına gelen “ncoakhoe” diye nitelendirseler de kendilerini, “san” hala tek geçerli tanımlayıcı kelime.

    Güneşin kızıllığıyla birlikte soğuk başlıyor. Albert’in yaktığı kamp ateşi çevresinde akşam yemeğimizi yiyoruz. Sonunda bizden birileri Türk işi domatesli pilav ve cacık yapmayı başarıyor. Albert yine boş geçmemiş, yanına soslu tavuk ekliyor.

    Kalahari sözcüğü, çocukluğumda bana sıcak, sonsuz, tozlu, kumlu toprakları çağrıştırırdı. Şimdi yaptığı çağrışımların ilk sırasına soğuğu koyuyorum. İlerleyen geceyle soğuk daha da artıyor, var olan bütün giysilerimizi giyiyoruz. Yaktıkları kamp ateşinde çalı adamları bize danslarını sergileyecekler. Hemen hepsi yarı çıplak oturuyorlar ateşin başında. Çocukları, hatta bebekleri bile çıplak. Bu insanlar doğa ile mücadelenin gerçek kahramanları olmalı.

    Ateş başında oturan kadınların söylediği şarkılar eşliğinde yapılan danslar avlanmayla ilgili. Değişik av sahnelerini dans olarak taklit ediyorlar. Küçük cüsselerine rağmen, günde 4 kiloya yakın et tükettiklerini öğreniyoruz. Son danslarına biz de katılıyoruz. Ateşin başında yapılan dansların hoş görüntüleriyle sonlanıyor gece.

    Ghanzi1
    Ghanzi2

    Afrika Gezisi

    Ülke

      Bölge

      Konum

    GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ

     

    GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ

     

    GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ

     

    GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ

     

    NAMİBİYA

     

    NAMİBİYA

     

    NAMİBİYA

     

    NAMİBİYA

     

    NAMİBİYA

     

    NAMİBİYA

     

    NAMİBİYA

     

    NAMİBİYA

     

    BOTSWANA

    PositionGreenArrow

    BOTSWANA

     

    BOTSWANA

     

    BOTSWANA

     

    BOTSWANA

     

    ZAMBİA