YazarGezer.com

[Anasayfa] [Avrupa] [Finlandiya] [GemiSeyahati]
  • Helsinki

    Helsinki’den Stockholm’e: Bir Gemi Seyahati

    Pelin Helvacı           (yazarımızı tanıyalım)

    Bu yazımızda, Ağustos ayında doktora dersi almak üzere  gittiğim Helsinki’den Stockholm’e yolcu gemisiyle (cruise) yaptığım geziyi anlatacağım. Helsinki’yle ilgili Sn. Onur Ataoğlu’nun güzel izlenimlerini okuyabilirsiniz. Kısaca bahsetmek gerekirse, yaşam kalitesi bakımından Avrupa’nın üst sıralarında yer alan Helsinki, 2012’de Dünya Tasarım Başkenti (World Design Capital) ünvanını aldı. Helsinkililer ve genel olarak Finliler, 600 yıllık İsveç Krallığı ve yaklaşık 50 yıllık Sovyetler Birliği egemenliğinden sonra, kendilerinin İskandinav veya Rus olmadıklarını üstüne basarak söylüyorlar. Yine de şehirde mimari bakımdan Rus etkisini hissetmemek mümkün değil.  Aynı şekilde de Helsinki’nin batısında yer alan Turku’da da İskandinav etkisi hissediliyor.


    Yolu Helsinki’ye düşen herkes, mutlaka Helsinki-Stockholm arasını her gün sefer yapan, yaklaşık 17 saat sürecek olan lüks cruise gemisiyle almalı.   Bu hatta çalışan Viking Lines ve Silja Lines şirketlerinden Silja Lines’la akşam 17.00’de hareket eden gemi, sabah 09.30’da Stockholm’e varıyor.

    Silja Lines
    Viking Lines

    Geminin içinde neler yok ki? Gemiye girerken daha sonra satılmak üzere herkesin fotoğrafları çekiliyor. Bu safhayı geçtikten sonra, herkes kendi kamarasını bulmak üzere geminin içindeki asansörlere yol alıyor. Kamaralar sınıf sınıf. Başkasıyla paylaşılanlar en altta ve deniz görmüyor. Bir üst kata doğru çıktıkça kamaraların deniz görme ve orta avluya bakmasına göre fiatları da artıyor.

    HelsinkiGemi_image005
    HelsinkiGemi_image007

    Bavullar bırakılıp, yerleşildikten ve kamara arkadaşı ile tanışıldıktan sonra, Helsinki’nin muhteşem manzarasını görmek üzere herkes soluğu geminin güvertesinde alıyor. Gemi bacasının tütmesiyle saat tam 17:00’da hareket ediyoruz ve bu muazzam manzara karşısında güvertede resim çekmek şart hale geliyor. Bir yanda, Helsinki’nin ünlü katedrali  ile dümdüz uzanan şehir silüeti, diğer yanda, uçsuz bucaksız denizi yararak enfes manzaraya doğru yol alan gemi.  Şehir silueti yavaş yavaş kayboldukça gemideki aktivitelere sıra gelmeye başlıyor. Buz gibi güvertede pencerelerle kaplı sıcak havuzda yüzenleri ve bir yandan içkilerini yudumlayanları izlemek veya içeride, geminin burnunda bütün manzarayı 180 derece gören kafede oturmak tadına doyulmaz keyiflerden. Ne var ki, bu gemiyi asıl önemli kılan içindeki casino ve otomatik oyun makinaları. Gencinden yaşlısına herkes, asansör beklerken dahi, asansör önlerine dahi konmuş makinalarda, zaman geçiriyor. Gece açılan casinoda da, daha kompetan bir şekilde şansını denemek isteyenler sıraya geçiyor.

    HelsinkiGemi_image009
    HelsinkiGemi_image011
    image009

    Gemide zaman yavaş akıyor. Kamaralarda internet çekmediğinden internet bağlantısının olduğu danışmanın olduğu ana avluda oturuluyor. Herkes, özellikle Japonlar ve Amerikalılar, tablet bilgisayarlarını çıkararak internete bağlanıyor, özellikle İsveç Kronu-Euro hesabı yapmaya başlıyor. 1 Euro yaklaşık 9 İsveç Kronu.

    HelsinkiGemi_image015
    HelsinkiGemi_image017

    Saat 18.00’de Free Shop açılıyor ve açılır açılmaz herkes soluğu burada alıyor. İçkiler Helsinki ve Stockholm’e göre hayli ucuz olduğundan, özellikle İsveçliler kasa kasa bira alıyor. Parfümeri de havaalanındaki fiatlara göre hayli ucuz.  Çocuklara yönelik oyuncaklarla çikolata ve parfümeri de yoğun ilgi görüyor, kasalarda kuyruklar oluşuyor.

    HelsinkiGemi_image019
    HelsinkiGemi_image021
    HelsinkiGemi_image023
    HelsinkiGemi_image025
    HelsinkiGemi_image027

    Alışveriş faslı bittikten sonra, saat 19.00’da açılan açık büfe yemeğin sunulduğu Serenade Buffet sonraki durağımız. Gemide Serenade’dan başka isteğe göre, a la carte yemek sunan 4 restaurant var. Serenade’a deniz kenarında bir masa kapmak için rezervasyon yaptırmak şart. 4 bölümden oluşan yemekler tam anlamıyla enfes. Soğuk meze türü balıklar başlangıç öğününün ana kısmını oluşturuyor, bunun yanında salata çeşitleri de mevcut. Sıcak yemeklerde de et, tavuk, balık  gibi farklı seçeneklerle tamamlayıcı olarak pilav, makarna ve sosları var. Tatlıda da cheesecake ve tiramusi ile dondurmalı elmalı turta favorilerden. Yemek kısmını bu kadar değerli yapan bir unsur da, Baltık Denizi manzarasının karşı yenmesi. Beyaz, kırmızı şarap ve biralar istenildiği kadar içilebiliyor.

    HelsinkiGemi_image029
    HelsinkiGemi_image031
    HelsinkiGemi_image033
    HelsinkiGemi_image035
    HelsinkiGemi_image037

    Yemekten sonra canlı müziğin olduğu gece klubüne gidiyoruz. Orkestrayla beraber herkesin bildiği (I will always love you, Stand by Me, You are Beautiful gibi) İngilizce şarkıları söyleyen müzisyenler arada caza kayarak harika bir gece yaşatıyor.

    HelsinkiGemi_image039
    HelsinkiGemi_image041
    HelsinkiGemi_image043

    Bu kadar lüks olan gemideki en güzel şey, herkesin rahatlığı. Çoğu kişi göz zevkini rahatsız etmeyecek eşofman ve terliklerle geziyor, kimse birbirine karışmıyor. Gemiye binenler daha çok turistler. Özellikle Ruslar ve Doğu Avrupalılar çoğunlukta. Bunun yanında Çin, İtalya, Brezilya gibi çeşitli ülkelerden turist grupları da var. Özellikle yemekte doğum günü kutlayan İtalyan gruptan Cantare şarkısını hep bir ağızdan dinlemek ayrı bir keyifti.
    Gemi, açık denizde giderken gece boyunca hafifçe sallanıyor, ama rahatsızlık verecek boyutta değil. Sabah saat 9’da Stockholm’e demirleyen gemi, akşam bir sonraki seferini yapmak üzere bakıma alınıyor. Bana da bu yaşadığım bu harikulade geziyi mümkün olduğunca herkese anlatmak ve herkesi gezmeye teşvik etmek düşüyor. UNESCO tarafından Evliya Çelebi yılı kabul edilen 2011’in ardından...

    HelsinkiGemi_image045
    HelsinkiGemi_image047
    HelsinkiGemi_image049