YazarGezer.com

[Anasayfa] [Avrupa] [Italya] [Venedik]
  • Venedik

    Murano Adası Cam Üreticileri

    V. Ozan GÖRKEM        (yazarımızı tanıyalım)

     

    Murano_0

    Venedik, İtalya

    Dünya medeniyetinin ve ticaretinin en önemli merkezlerinden biri.

    Sular içinde yüzen kent. 

    1100 yıl boyunca bağımsız bir imparatorluk ve sonrasında tüm dünyaya örnek bir cumhuriyet olabilmiş bir uygarlık merkezi.

    Rönenans’ın en hareketli merkezlerinden biri olmasına karşın tamamen “Batılı” demenin çok güç olduğu; dört bir tarafından Bizans ve Doğu kültürü fışkıran bir kültür kaynağı.

    Venedik’i tanımlayabilmenin onlarca, yüzlerce çarpıcı yolu var ve bunlardan her biri diğerini kapsayamadığı bir yönünü vurguluyor kentin. Ancak, Venedik’in güzelliklerini ve kendine özgü oluşunu en güzel kelimelerle anlatma yarışına ben katılmayacağım. Fotoğrafların bu amaca hakkıyla ve hatta fazlasıyla hizmet ettiğini düşünüyorum.

    Bu sebeple, Venedik’i değil, hemen kuzeyindeki daha da küçük bir ada olan Murano’yu, apayrı ama oldukça ilgi uyandıran bir yönüyle anlatmak istiyorum.

    Murano 5000 nüfusa sahip küçük bir adacık ve dünyanın en önemli cam üretim merkezlerinden biri olarak biliniyor. Dünyanın ilk gözlük camları ve aynaları bu adada üretilmiş. Bununla birlikte, cam üfleme, vitray gibi cam temelli güzel sanat dalları konusunda da çok meşhur. Venedik’teki bir çok hediyelik eşya dükkanının vitrinlerinde “Original Murano Glass” yazması boşuna değil anlayacağınız.

    Murano_1

    Murano, İtalya

    Peki ne oldu da küçücük bir ada, uygarlığın en önemli keşiflerinden biri olan cam konusunda böylesine ön plana çıkabildi? Endüstri mühendisliği perspektifinden baktığımda yanıtı aslında gün gibi ortada: Kümelenme (diğer deyişlerle: endüstriyel ağyapı ya da inovasyon sistemleri).

    Endüstriyel ağyapı ve kümelenmeler ile (Industrial Networks and Clusters) 2009 baharında ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümünün değerli hocalarından Prof. Metin Durgut hocamdan aldığım ders ile tanışmıştım. Sosyal sistemler paradigmasını kendimize ilke edinmiş endüstri mühendisi adayları olarak; (sırasıyla) firma kârlılığının, sektör gelişiminin ve toplum kalkınmasının arkasında; “güven” temeline oturan “karşılıklı ilişki”ler bulunduğunu öğrenmekle kalmamış, içselleştirmiştik de. Üstelik, Türkiye (ve bu yazıya konu olan İtalya) gibi akdeniz kültürünün parçası olan ülkelerde “güven temelli karşılıklı ilişkiler”in; kapitalizmin yaratıcıları olan anglo-sakson kültürlerine kıyasla ne denli önemli olduğunu da görmek pek zor değildi. Çünkü bahsi geçen ilişkiler ekonomi ve iş dünyası için olduğu kadar sosyal hayat için de çok önemliydi.

    Bir sene sonrasında Avrupa’da yüksek lisans eğitimine başladığımda ise; devam ettiğim dersler, okuduğum makaleler ve dinlediğim profesyonel ve akademisyenler bu fikirlerin kafamda daha net oturmasını sağladı.Son olarak da gidip yerinde gördüğüm Murano örneği, zihnimdeki teorik bilgilerin emprik olarak da onaylanmasını sağladı ve bu yazı ortaya çıktı.

    Murano_10

    19.YY ÖNCESİ DURUM:

    Venedik ve çevresinde cam üretiminin 10.yy’a uzanan bir tarihi var. Murano ise, 13.yy sonundan 19.yy’a dek bu işin dünyadaki merkezi olarak kabul edilmiş. Sürekli örneği verilip duran Silikon Vadisi kümelenmesinin yarım yüzyılı bile bulmayan tarihi düşünüldüğünde, cam üretimi alanında 600 yıl boyunca süren Murano Cam Kümelenmesi (MCK) ve yarattığı monopoli (Wikipedia: Murano’s glassmakers held a monopoly on quality glassmaking for centuries), kümelenme alanında onlarca vaka çalışmasına konu olabilecek bir hazineyi barındıyor bence.

     Ben de kendi kısıtlı bilgilerim ışığında bir yazı hazırlayarak, önce Murano cam üreticilerinin nasıl altın çağlarına ulaştıklarını, ardından ise bir düşüş yaşayarak nasıl bugünkü noktada konumlandıklarını anlamaya ve de sizlere anlatamaya karar verdim. Bunu nacizane bir mini-case olarak da düşünebilirsiniz.

    Murano’nun bahsi geçen gücüne erişmesinde en büyük etkenlerden biri 1292 yılında Venedikli yöneticiler tarafından alınan düzenleyici bir karar. Cam üretimi yüksek ısı gerektiren bir işlem olduğu için yangına sebebiyet verme ihtimali de bir hayli yüksek. Venedik’te o dönem yer alan yapıların ahşap içeriği fazla olduğu için, Venedik yönetimi tüm cam üreticilerinin Murano adasına taşınmasını zorunlu kılıyor. Böylelikle, otoritenin yaptırımıyla da olsa, Murano Cam Kümelenmesi (MCK)’nin oluşumu sağlanıyor. Düzenleyici /politik otorite yapay bir hamle ile kümelenmeye sebep oluyor. Düzenleme öncesinde Venedik’te konuşlanan üreticilere maddi destek (teşvik) de sağlanarak Murano’ya taşınmaları kolaylaştırılıyor. 

    Peki neden Venedik etrafında bir çok küçük adacık varken Murano? Bu noktayı da Murano’nun kültürel altyapısı ile açıklamak mümkün. Venedik ve etrafının en eski kilisesi olan “Santi Maria e Donato” (7.yy’da inşa edilmiş) mozaikleriyle ünlü bir kathedral. Özellikle kathedralin mozaik zemini (12.yy’da tamamlandığını düşünülüyor), aşağıdaki resimde de görüleceği üzere oldukça etkileyici. Mozaik yapımında kullanılan seramik taşlar ile cam üretimi arasındaki süreç benzerliğinin boyutu hakkında detaylı bilgi sahibi değilim ama mozaik geleneğinin 13.yy’da oluşmaya başlayan MCK için bir know-how birikimi yarattığını ve bunun da cam üretiminde inovasyonları hızlandırdığını tahmin ediyorum. 

    Murano_2
    Murano_3

    Santi Maria e Donato Kathedrali, Murano

    Murano’nun bahsi geçen gücüne erişmesinde en büyük etkenlerden biri 1292 yılında Venedikli yöneticiler tarafından alınan düzenleyici bir karar. Cam üretimi yüksek ısı gerektiren bir işlem olduğu için yangına sebebiyet verme ihtimali de bir hayli yüksek. Venedik’te o dönem yer alan yapıların ahşap içeriği fazla olduğu için, Venedik yönetimi tüm cam üreticilerinin Murano adasına taşınmasını zorunlu kılıyor. Böylelikle, otoritenin yaptırımıyla da olsa, Murano Cam Kümelenmesi (MCK)’nin oluşumu sağlanıyor. Düzenleyici /politik otorite yapay bir hamle ile kümelenmeye sebep oluyor. Düzenleme öncesinde Venedik’te konuşlanan üreticilere maddi destek (teşvik) de sağlanarak Murano’ya taşınmaları kolaylaştırılıyor. 

    Bir diğer nokta ise lokasyon. Murano’nun konumu dünya ticaret trafiğinin en önemli noktalarından biri olan Venedik’in 1.5 km kuzeyinde bulunuyor. Bu da çok güçlü bir satış kanalına direkt ve güçlü bir bağlantı sağlıyor. Düzenli, çeşitli ve yüksek hacimli talep yapısı, üreticiye hem yatırım ve inovasyon için özgüven, hem de ölçek ve kapsam ekonomisi fırsatları sağlıyor. Optik camların ve aynaların dünyada ilk defa Murano’da üretildiği belirtiliyor. Bu inovasyonların tetikçisinin de talep yapısı olduğunu söylememek için bir sebep yok. Zira sular üzerinde kurulu bir kent olan Venedik’te denizcilik ve

    Murano_4

    dolayısıyla da navigasyon araçları (dürbün) kullanımı oldukça önemli bir yer tutuyor. Benzer şekilde, bilim için de bir iddiada bulunmak mümkün. Büyük bilim adamı Galileo’nun, en yeni teleskoplarını Venedik’in Campanile di San Marco kulesinde Dük’ün beğenisine sunduğunu unutmamak gerek. Yine Murano’da üretilen aynalar bir çok devlet sarayı ile diplomat ve aristokrat villasını süsleyen en önemli aksesuarlardan oluyor ve bunların ticareti de beklenildiği üzere Venedik’te yapılmakta. 

    Murano_12

    Murano’nun bir ada olması ve muhtemelen adaya giriş çıkışların doğal bir kontrol mekanizması altında olması, adada oluşan pozitif dışsal etkilerin ada içinde hızlı yayılmasını sağlarken, know-how’ın ada dışına sızmasına engel oluyor.

    Cam üretimi için gereken mineraller açısından zengin kum (hammadde) ve yüksek ısılara ulaşmak için gereken yakıtların (enerji kaynakları) adaya tedarik edilebilmesi için cam üreticilerinin ortak hareket ettikleri konusunda net bir bilgim olmasa da, bu yönde bir ortak kaynak kullanımı/sahipliği de MCK’nin başarıyı yakalamasında etkili oluyor olmalı.

    Son olarak ise, üretim süreçlerinin bilimsel altyapısı ve verimli (efficient) yürütülmesini sağlayan teknolojinin Murano’ya transferinin Avrupa’nın diğer bölgelerine kıyasla daha kolay olduğunu söylemek mümkün. Avrupa’nın diğer ülke ve şehir-devletlerinde Ortaçağ karanlığı hakimken, ticaret vasıtasıyla dünyanın geri kalanına açık bir yapıya sahip Venedik’in, özellikle İslam dünyasının bilimsel birikiminden de faydalanarak teknoloji transferi yaptığını söylemek yanlış olmaz.

    BUGÜNKÜ DURUM:

     19.yy’dan itibaren cam ve ayna üretimi konusunda bilginin (know-how) diğer şehir ve ülkelere de sızması ile Murano’nun cam üretimindeki rekabet avantajı azalmaya, 16.yy’da 30.000’lere dayanan nüfus da hızla düşmeye başlıyor. Peki neden?

    İlk akla gelen sebep, Venedik’in ve adanın belirtilen dönemlerde sırasıyla Napoleon ve Avusturyalıların boyundurluğuna girmesi ve Murano’da geliştirilen yetkinlik ve teknolojilerin diğer ülkelere sızması. Kısacası, 13 ila 19.yy arasında coğrafî avantajını da kullanarak bilgi ve yetkinlerini içeride paylaşıp dışarıya sızmasını engelleyen Muranolu cam üreticileri, egemenlikleriyle birlikte cam üretimindeki rekabet avantajlarını da yitirmek durumunda kalıyorlar.

    Bir diğer sebep ise, dönemin şartlarında fikri mülkiyet haklarının varlığından söz edilemeyecek oluşu. Avrupa ve dünyada geçerli böyle bir sistem olsa, yüzyıllarca sürdürülen bir monopoli kısa sürede toz olup uçmazdı diye düşünüyorum.

    Murano_11

    Tabi cam ürünlerinin bir çoğunun ‘commodity’ halini almasının da etkisi büyük. Optik camlar ve aynalar ilk dönemlerinde zengin kentlerin zengin kimselerince kullanılıyorken,  yıllar içinde her hanenin hatta kişinin

    sahip olabileceği ürünler haline gelmiş. Bu durum da aslında, Product Life Cycle Theory’nin de öngördüğü biçimde, üretimin dünyanın daha az gelişmiş ve faktör maliyetlerinin daha düşük olduğu alanlara kaymasıyla paralellik gösteriyor. Zira yandaki resimde de görebileceğiniz üzere, bugün Murano’nun kendi sokaklarında dahi Çin malı cam ürünlerin satıldığı ‘Ne Alırsan 1 Euro’cular türemiş durumda.

    MEVCUT KONUMLANMA:

    Murano_5

    Bugün, biraz da Venedik’e akan milyonlarca turistin sayesinde, Muranolu üreticiler cam üfleme ve vitray sanatlarıyla hazırlanan pahalı (20 cm boyundaki orijinal aksesuarlar €300 civarı) ev aksesuarlarına odaklanmış durumda. Yani Murano camları, müşteriler tarafından sanat eserleri olarak algılanmayı ve premium bir konumlanmayı hedefleyerek pazarlanıyor. Adayı gezdiğinizde de, bu farklılaşma stratejisinin sadece birkaç (oligo) üreticiyi güçlü kıldığnı, diğer ustaların ve üreticilerin zamanla hediyelik eşya satıcılarına dönüştüğünü gözlemleyebiliyorsunuz.

    Murano_6

    Örneğin bazı mağaza ya da sergi salonlarına giriş ücretli ve içeride fotoğraf çekmek kesinlikle yasak. Bu tip firmalar, çoğunluğu ABD’li olan zengin müşterilerini Venedik şehir merkezinden teknelerle alıp adaya getirip konuk ediyor, sonra da ciddi satışlar yapıp otellerine kadar geri götürüyorlar. Yine benzer bir örnek, bazı mağazalarda kasa/ödeme noktası olmayışı; bunun yerine şık cam masa ve deri sandalyeli pazarlık masaları bulunmakta. Maalesef fotoğraf çekmek yasak olduğu için bu kareleri paylaşamıyorum.

    19.yy’dan itibaren gerçekleşen düşüşte fikri mülkiyet haklarının olmayışının etkili olabileceğini belirtmiştim. Şu an için, direkt olarak böyle bir koruma mekanizması olmasa da ‘Authorized Shop’ kavramı ile sahtecilik ve copy-cat riski engellenmeye çalışılmakta. Yine de tam olarak bir patent/marka tescili olduğunu sanmıyorum. Bunun sebebi de şehir ve bölgelere özgü ürünlerin tescilinin mevzuatlar tarafından yasaklanmış olduğu. Kısacası kimse gidip ‘Murano Camları’ markasını tescil ettiremiyor. (Mevzuatın Türkiye’de böyle olduğunu biliyorum ama İtalya için bir araştırma yapmadım. Uluslararası geçerliliği olan bir düzenleme olduğunu varsayıyorum.)

    Murano_7

    Murano’da Küçük bir Cam Mağazası

    Murano_8

    Yetkilendirme Kartı – Bir Mağazanın Vitrini

    SONUÇ:

    1000 senelik bir gelenek olan Murano’da cam üretimini, bir kümelenme olarak ele almaya çalıştım. Kısıtlı seviyede olan bilgi ve tecrübem, çok daha kapsamlı bir çalışma yapmam konusunda muhakkak engel teşkil etmiştir. Bu konuyla ilgili yorumu sizlere bırakıyorum. Aslında İtalya; dericilik, şarapçılık ve mobilya tasarım konusunda da kümelenmeler ile başarı yakalamış bir ülke. Metin Durgut hocamız da Türkiye’nin İtalya’ya benzer bir kalkınma modeli yaratabileceği konusunda mesajlar vermişti geçen yılki dersinde. Tabi bunda hayli benzer olan kültürün ve aile-şirketi-yoğun ekonominin de etkisi büyük.

    Murano_13

    Bu yazıyı hazırlarken aklıma sürekli Porter’ın Rekabet Avantajı Elması geldi. Bu çerçevede bir analiz yapabilir miyim diye de düşündüm ama kapsamlı bir araştırma gerçekleştirmeden, özellikle firma stratejileri ve destekleyici sektörler konusunda yorum yapmanın yersiz ve zor olacağına karar verdim.

    Murano_9

    Porter’s Diamond