YazarGezer.com

[Anasayfa] [Afrika] [Tanzanya] [Zanzibar]
  • Zanzibar

    Zanzibar

    Dr. Cüneyt BAŞBUĞU  (yazarımızı tanıyalım)

    Afrika kıtasında çok rastlanan uçak gecikmelerinin birini yaşadığımız için, Zanzibar’a beklenen saatten 8 saat sonra indik.  Havaalanına indiğimizde hava çoktan kararmıştı. Oysa planımızda, günler boyu yollarda olmanın getirdiği yorgunluğu tropikal bir denizde atmak vardı.  Tanzanya’yı oluşturan yapılardan biri Zanzibar Adası;  Tanzanya ismindeki“zan” Zanzibar’dan geliyor. “Tan” ise Tanganyika’dan kaynaklanıyor.

    Zanzibar_1

    Ada nüfusunun % 90’dan fazlası Müslüman. Gece, otele doğru olan 2 saatlik yolculuğumuz sırasında köhne ışıkların altında, adanın bu özelliğini gözleme şansımız olmuyor. Oysa, ertesi sabah, kadınların çoğunun başlarının kapalı olduğunu göreceğiz. Sıcaktan, evlerin önündeki verandalara kaçan kadınların, diğer hemcinsleriyle birlikte olduklarını, erkeklerin ise, daha uzakta zaman geçirdiklerini gözleyeceğiz.

    Otele vardığımızda, restoranın kapanmak üzere olduğunu görerek, kendimizi hemen ilk boş bulduğumuz masaya atıyoruz. Ana geçim kaynağı balıkçılık olan adada, seçtiğim balığın “acı olmamasını” söylemeyi unuttuğumdan, inanılmaz acı bir yemek geliyor önüme. Eh, adanın bir diğer geçim kaynağı da, baharat yetiştiriciliği. Sipariş vermeden tahmin etmem gerekiyordu olacakları. Yine de ilginç bir yemek yiyorum; özel sosda sote yapılmış barraküda.

    Zanzibar_2

    Med-cezir, her zaman ilginç gelmiştir bana. Sabah, kahvaltı öncesi yürüyüş yaptığımız sahil, bir süre sonra boyu aşan bir denizle kaplanıyor.  Akşama doğru, karaya doğru büyüyen denizin getirdiklerini toplamak için kadınların, ellerinde kovalarla, denizin sığ bölümlerinde şarkı söyleyerek dolaştıklarına tanık oluyoruz.  Muhtemelen balık avcılığında kullanılan küçük deniz böcekleri topluyorlar.

    Zanzibar_3

    Balıkçılık, adanın önemli geçim kaynaklarından biri. Hava kararmadan, bölgeye özgü tekneler, günün tutulan balıklarını sahile getirip, belli bir noktada topluyorlar ve ardından, izleyenlerin asla anlamayacakları bir alışveriş başlıyor.  Bağıran, daha çok bağıran, garip işaretler yapan insanlar, biraz sonra balıkçılara para veriyor ve kocaman kocaman ton balıklarını, barraküdaları omuzlayıp uzaklaşıyorlar oradan. Günün balık borsası böyle sonlanıyor Zanzibar’da…

    Zanzibar_4

    Akşamüstlerinin değişik bir görüntüsü oluyor adanın sahillerinde. Güneşin biraz olsun etkisini kaybetmesini fırsat bilen kadınlar, çocuklar kendilerini sahile atıyorlar. Çocuklar soyunup serin sulara atarken kendilerini, rengârenk giysileri içinde kadınlar kumlarda yakar top, voleybol oynuyor, sonrasında da kendilerini giysileriyle denize bırakıyorlar. Deniz, o zamana dek gördüğümüz tropik denizlerden daha güzel gözüküyor bize. Kumsal beyaz çağrışımları olan açık sarı renkte gözüküyor. Özellikle, güneşin kıta Afrikasının üzerinde battığı saatlerde, kızıllaşan gökyüzü, cam mavisi deniz ve beyaz kumsal üzerinde müthiş ışık oyunları yapıyor.

    Zanzibar_5 Zanzibar_6

    Stone Town

    İki günümüzü adanın dingin sahillerde geçirdikten sonra, Tanzanya’daki son günümüzde Stone Town’u geziyoruz. Yollardaki ilk durağımızı baharat bahçeleri oluşturuyor. Tanıdığımız, adlarını duymuş olduğumuz baharatların yanı sıra, adını hiç duymadığımız baharatlar da var bahçelerde. Görüntülerinin bize hiçbir şey söylemediği garip bitkilerin,  mutfağımızda her zaman bulunan tanıdık bir tadın kaynağının olduğu görmek şaşırtıyor bizi.

    Zanzibar_7

     

    Stone Town, Arap, Hint, Avrupa ve Afrika etkilerini taşıyan bir mimariye sahip. Değişik mimari etkiler zamanla bir tür füzyon oluşturmuş. Bu mimari anlayışın en önemli ürününü, yontma tahtadan yapılmış büyük bina kapıları oluşturuyor. Halen girişini süsledikleri evlerden daha yaşlı olan bu kapılar, ev sahibinin zenginliğini ve statüsünü sembolize etmek amacıyla yapılmış. Kapılar, evin içinde oturanların kimler olduğunu, işlerini açıklayan süslemelere sahip. Günümüzde, özelliklerini yitirmemiş 500 kadar tahta tahta oyma kapı olduğu söyleniyor. Bazı kapılarda, sahibinin esir tüccarı olduğunu belirten işaretler olduğunu görünce böylesine kötü çağrışımlı bir iş sahibi olan kişinin bundan nasıl gurur duyacağı sorusunu soruyoruz ister istemez.

    Zanzibar_8 Zanzibar_9

    Karşımıza, Zanzibar’ın, esir ticaretinde uzun yıllar önemli bir merkez olduğu gerçeği çıkıyor. Kara Afrikası’nda toplanan esirler, ilk kez buraya getirildikten sonra, özellikle Arap tüccarlar tarafından dünyanın “esire gereksinmesi” olan bölgelerine satılıyorlar. Kent gezimizin sabah bölümünde, halen ilk haliyle korunan esir odalarını görünce gerçek çok daha çarpıcı vuruyor suratımıza. Kanlı zincirlere kim bilir kaç esirin bağlanıp, daha sonra evlerinden uzak yerlere gönderildiğini düşünmek hüzün veriyor… Sadece 1830 ve 1873 yılları arasında 600 bin esirin, Zanzibar Adası’ndan geçtiğini söylüyor sayılar.

    Sıcak, yapış yapış nemli bir günde Stone Town sokaklarında dolaşıyoruz.  Bazı barlardan, Arap, Hint ve Afrika karışımı, adaya özgü bir müzik türü olan Taarab tınıları geliyor. Müziğin ana tınısını bildik kanun sesi oluşturuyor. Önümüze çıkan ilk dükkandan bir iki örnek satın alıyoruz. Alışverişe devam etmek için gittiğimiz Darajani, bizim günlük gıda maddeleri satan pazarlarımıza benziyor. Tek fark, satılan balık ve deniz ürünleri, oraya günlük geliyor ve adada elektrik sorunu olduğu için hemen tüketilmek zorunda.

    Zanzibar’ın en çok öğündükleri tarihi kişilik; 1946’da adada doğan ve sekiz yaşına kadar Stone Town’da yaşayan Faruk Bulsara, dünyaca tanınmış adıyla Freddy Mercury…  Doğduğu evin üzerine bir plaket yerleştirilmiş. Kentin sahilinde adı Freddy Mercury olan büyük bir caz bar var. Babası, yıllarca yerel hükümet görevlisi olarak çalıştıktan sonra, adadaki siyasi karmaşa nedeniyle Hindistan’a göçmüş.

    Zanzibar_10

    Anakara, adadan çok rahat görünüyor, çok uzak değil. Tanzanya’nın diğer bölgelerinde, Zanzibar’da yaşayanlara benzemeyen çok farklı insanlar yaşıyor. Daha doğrusu, adada yaşayan hint, arap, beyaz ve zenci karışımı nufus, ülkenin diğer taraflarında yaşayanlardan çok farklı. Değişik bir yaşam biçimi ve kültürün Afrika kıtasındaki sözcülüğünü yapıyorlar. Adalarının lanetli geçmişine rağmen, siyah Afrika ile barış içinde yaşıyorlar.

    Zanzibar’ın adı, Arapça siyah adamlar ülkesi anlamına gelen “zenj-el Bahr”dan geliyor. O siyah adamlar ve kadınlar, adalarında yaşamaya ve adanın güzelliklerini gelenlerle paylaşmaya devam ediyorlar. Tropikal güneşin altında dingin birkaç gün geçirmek isteyenlere hayır demeyecekleri kesin. Sadece özel yaşam alanlarına fazla karışılmasından hoşnut olmuyorlar.

    Zanzibar_11